Yüreğimi parça parça ayırdın Biri Kerbela'nın çölünde kaldı Biri yola çıktı Şam diyarına Biri Muaviye dölünde kaldı Biri gitti Hacı Bektaş yurduna Takılıp da erenlerin ardına Biri Pir Sultan'ın düştü derdine Biri Hızır Paşa elinde kaldı Biri Börklüceylen yanarken köze Biri Bedreddin'le vardı Serez'e Biri Nazım ile geldi göz göze Birim ozanların dilinde kaldı Biri dalgasında Karadeniz'in Birini Nesimi adına yüzün Kan deryalarında birini ezip Biri Kızıldere yolunda kaldı Biri sır vermeyip serinden oldu Biri çiçek idi Munzur'da soldu Biri yıldız gibi gözden kayboldu Biri Nurhakların gülünde kaldı Biri dedi sayılmayız parmakla Biri dedi tükenmeyiz kırmakla Biri dedi ölür müyüz vurmakla Biri can ağacının dalında kaldı Biri dedi unuttun mu Maraş'ı Orda aktı mazlumların gözyaşı Biri ileriye yürüttü başı Biri bedenimin solunda kaldı Biri karanlıktan çıkıp ağarır Biri canlı aydınlığa seğirir Biri Yunus ile Hakk'ı çağırır Biri Kaplani'nin telinde kaldı Biri idamlığı giydi eynine Biri fermanını taktı boynuna Biri girdi karlı dağlar koynuna Biri Dadaloğlu halinde kaldı Biri Teğmen Kubilay'la kesildi Biri 6 Mayıs günü asıldı Biri dedi yarama tuz basıldı Biri gözlerimin serinde kaldı Biri dedi ben yaşarım ölsen de Kurtuluşu gördü gelecek günde Biri çiçek açtı şafak vaktinde Biri güneşimin alında kaldı Biri güneşimin alında kaldı